<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>T.C. ARDAHAN HANAK ALTINEMEK KÖYÜ &raquo; T.C. ARDAHAN HANAK ALTINEMEK KÖYÜ</title>
	<atom:link href="http://www.altinemek.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.altinemek.com</link>
	<description>Sosyal Kültürel Ve Yardımlaşma Derneği</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 14:25:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Ardahan&#8217;da &#8220;Kutlu Doğum Haftası&#8221; Etkinlikleri</title>
		<link>http://www.altinemek.com/ardahanda-kutlu-dogum-haftasi-etkinlikleri</link>
		<comments>http://www.altinemek.com/ardahanda-kutlu-dogum-haftasi-etkinlikleri#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2012 14:25:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ardahan Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.altinemek.com/?p=192</guid>
		<description><![CDATA[Ardahan il Müftüsü Galip Akın, &#8220;Kutlu Doğum Haftası&#8221; kapsımında çeşitli programlar düzenleyeceklerini söyledi. Akın, Gazetecilere yaptığı açıklamada, Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri öncesinde 3 Mart Cumartesi Günü Kazım Karabekir Spor Salonu&#8217;nda &#8220;Kur&#8217;an-ı Kerim Ziyafet&#8221; programı yapılacağını ifade etti. Amaçlarının Ardahan&#8217;da Kur&#8217;an-ı anlatmak ve bu manevi havadan halkın nasiplenmesi sağlamak olduğunu vurgulayan Akın, &#8220;Uzmanlar tarafından Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in &#8230; </p><p><a class="more-link block-button" href="http://www.altinemek.com/ardahanda-kutlu-dogum-haftasi-etkinlikleri">Devamını oku &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ardahan il Müftüsü Galip Akın, &#8220;Kutlu Doğum Haftası&#8221; kapsımında çeşitli programlar düzenleyeceklerini söyledi.</p>
<p><span id="more-192"></span></p>
<p>Akın, Gazetecilere yaptığı açıklamada, Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri öncesinde 3 Mart Cumartesi Günü Kazım Karabekir Spor Salonu&#8217;nda &#8220;Kur&#8217;an-ı Kerim Ziyafet&#8221; programı yapılacağını ifade etti.</p>
<p>Amaçlarının Ardahan&#8217;da Kur&#8217;an-ı anlatmak ve bu manevi havadan halkın nasiplenmesi sağlamak olduğunu vurgulayan Akın, &#8220;Uzmanlar tarafından Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in okunmasının yanı sıra, &#8216;Kuranlaşma&#8217; adlı bir de konferansımız olacak. O gün vatandaşımızı en güzel şekilde Kur&#8217;an ile buluşturmanın gayreti içinde olacağız. O gün Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in manevi havasına bürüneceğiz&#8221; dedi.</p>
<p>Akın, programın Türkiye&#8217;de en güzel Kur&#8217;an okuyanların katılımıyla düzenleneceğini belirtti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.altinemek.com/ardahanda-kutlu-dogum-haftasi-etkinlikleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>24 Kasım Öğretmenler Günü</title>
		<link>http://www.altinemek.com/24-kasim-ogretmenler-gunu</link>
		<comments>http://www.altinemek.com/24-kasim-ogretmenler-gunu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Nov 2011 22:34:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.altinemek.com/?p=188</guid>
		<description><![CDATA[İnsan, dünyaya geldiğinde, daha bebek iken gözlerini açar açmaz çevresindekilerini hissetmeye çalışır. Yemeği, içmeyi, emeklemeyi, yürümeyi, koşmayı ve konuşmayı öğrenir. Kendisini ve çevreyi algılamaya çalışır. Tüm bunlara karşın yine de yardıma muhtaçtır. İnsanın yaşamdaki ilk yardımcıları anne, baba, abla, ağabey, nine ve dedesidir. Büyüyüp gelişen çocuk bilgilenme sürecine girer. Bu nedenle aile içi eğitim ve &#8230; </p><p><a class="more-link block-button" href="http://www.altinemek.com/24-kasim-ogretmenler-gunu">Devamını oku &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan, dünyaya geldiğinde, daha bebek iken gözlerini açar açmaz çevresindekilerini hissetmeye çalışır. Yemeği, içmeyi, emeklemeyi, yürümeyi, koşmayı ve konuşmayı öğrenir. Kendisini ve çevreyi algılamaya çalışır. Tüm bunlara karşın yine de yardıma muhtaçtır.</p>
<p><span id="more-188"></span></p>
<p>İnsanın yaşamdaki ilk yardımcıları anne, baba, abla, ağabey, nine ve dedesidir. Büyüyüp gelişen çocuk bilgilenme sürecine girer. Bu nedenle aile içi eğitim ve öğretim yetersiz kalır. Çocuğun bu döneminde ihtiyaç duyduğu bilgileri, ancak okulda öğretmen klavuzluğuda sistemli bir eğitimle olacağı ve yönlendirileceği somut olarak ortaya çıkmıştır.Okulun ve öğretmenin devreye girmesiyle ailenin de bu konuda sorunu çözülür.</p>
<p>Bir ulusun çağdaş ülkeler düzeyine erişebilmesi; eğitim ve öğretimin kaliteli ve bilimsel yöntemlerle yürütülmesi ile ancak mümkün olabilir.<br />
Eğitim sorunlarını çözen uluslar; kültür, sanat, bilim, teknoloji, sosyo-ekonomik alanında da kalkınmış ve ilerlemiştir. Eğitime gereken önem ve ilgiyi göstermeyen uluslar, başka ulusların kölesi olmaya mahkumdurlar. Kalkınmanın temel şartı eğitim ve öğretimdir.</p>
<p>Öğretmen; insanları eğitmeyi ve öğretmeyi meslek edinen, eğitim kurumlarında çocuk ve gençlerin eğitim öğretimlerine rehberlik eden, yön veren ve yaşam hazırlayan kimsedir. Öğretmenler gününün amacı öğretmenin toplumdaki yeri ve rolü önemi ve değeri nedir, sorunlarını belirlemek ve öğretmeni olması gerekli yüce oruna oturtmaktır. Öğretmenlerin kendi aralarında bağı kuvvetlendirmek, öğrencileri ile aralarındaki sevgi, saygı ve dayanışmayı güçlendirmektir. Emekli olan öğretmenleri saygıyla anmak ve yeni atanmış öğretmenlere mesleklerinin kutsal bilincine varmalarını sağlamaktır. İşte, Öğretmenler Günü, bu fedakar öğretmenlerimizin kıymetini bir kez daha düşünüp anlamamızı sağlayan önemli bir gündür.</p>
<p>Öğretmenlerimize duyduğumuz saygı, sevgi ve şükranlarımızı dile getirmek için bu günü fırsat bilmeli ve bu duygularla, onların ellerini öpmeliyiz. Okulu bitirip hayata atıldığımız zaman, bizi bu günlere hazırlayan öğretmenlerimizi hatırlamak, ziyaret etmek ya da bir telefon, kart veya mektupla hatırlarını sormak onlar için en büyük ve en değerli armağan olacaktır.</p>
<p><strong>Öğretmenler Gününün Kısa Tarihçesi</strong><br />
Türkler, ilk önceleri Göktürk ve Uygur alfabelerini kullanmışlardır.<br />
8. Yüzyıldan itibaren, İslamiyetin kabul edilmesiyle birlikte Uygur alfabesi bırakılarak Arap alfabesine geçilmiştir.</p>
<p>Kurtuluş Savaşı&#8217;nı kazandıktan sonra, 29 Ekim 1923&#8242;te Cumhuriyet&#8217;i kuran ulu önder Atatürk, askeri ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda birçok yeniliği başlatmıştır. Bu yeniliklerden biri de, 1 Kasım 1928 tarihinde çıkarılan 1353 sayılı kanunla, Arap alfabesi yerine Latin alfabesinin kabulü olmuştur.<br />
Bu tarihten itibaren yeni harflerin öğrenilmesi ve okur yazar sayısının artırılması konusunda büyük bir seferberlik başlatılmıştır.</p>
<p>24 Kasım 1928 tarihinde açılan, Millet Mektepleri&#8217;nde, yaşlı, genç, çocuk, kadın&#8230; herkese yeni harflerle okuma yazma öğretilmiştir.</p>
<p>Millet Mektepleri&#8217;nin açılışı ve Atatürk&#8217;ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.altinemek.com/24-kasim-ogretmenler-gunu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurban Bayramının Anlamı ve Önemi</title>
		<link>http://www.altinemek.com/kurban-bayraminin-anlami-ve-onemi</link>
		<comments>http://www.altinemek.com/kurban-bayraminin-anlami-ve-onemi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Nov 2011 13:32:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Konular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.altinemek.com/?p=182</guid>
		<description><![CDATA[Kurban, kurban bayramı günlerinde ibadet niyetiyle belli hayvanlardan birini keserek yapılan bir ibadettir. Kurban, Allah Tealâ&#8217;nın ihsan buyurduğu varlığa bir teşekkürdür. Kurban ibadeti İslâmiyetten önce de vardı Cenab-ı Hakk&#8217;ın dostu olma şerefiyle şereflenmiş bir peygamber olan İbrahim (a.s.) bir adakta bulunmuş, bir oğlu olduğu takdirde onu Allah&#8217;a kurban edeceğini adamıştı. Aradan geçen zaman içerisinde oğulları &#8230; </p><p><a class="more-link block-button" href="http://www.altinemek.com/kurban-bayraminin-anlami-ve-onemi">Devamını oku &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: x-small;"><span style="color: #008000; font-family: Verdana;"><strong>Kurban, kurban bayramı günlerinde ibadet niyetiyle belli hayvanlardan birini keserek yapılan bir ibadettir. Kurban, Allah Tealâ&#8217;nın ihsan buyurduğu varlığa bir teşekkürdür.</strong></span></span></p>
<p><span id="more-182"></span></p>
<p>Kurban ibadeti İslâmiyetten önce de vardı</p>
<p>Cenab-ı Hakk&#8217;ın dostu olma şerefiyle şereflenmiş bir peygamber olan İbrahim (a.s.) bir adakta bulunmuş, bir oğlu olduğu takdirde onu Allah&#8217;a kurban edeceğini adamıştı. Aradan geçen zaman içerisinde oğulları olmuş ama o, adağını nasılsa unutmuştu. Rüyada oğlunu kurban ediyor görmüş ve irkilmişti. Hz. İbrahim bu rüyayı üç ayrı gece görmüştür. Peygamberlerin rüyası vahiy olduğu gibi onlar tarafından yapılan tabirleri de vahiydir. İbrahim a.s. da rüyasını, oğlunu kurban etmesi gerektiği şeklinde tabir etmiş ve böylece bu tabir de vahiy olmuştur. Artık Hz. İbrahim&#8217;in bu vahyi yerine getirmesi gerekiyordu.</p>
<p>Elbette bu çok zordu ama Allah&#8217;tan aldığı vahye uymaması daha zordu. İbrahim a.s büyük bir imtihan karşısında olduğunu anladı. Hiç tereddüt etmeden Allah&#8217;a teslim oldu ve durumu oğlu İsmail aleyhi&#8217;s-selâm&#8217;a açmaya karar verdi.</p>
<p>Şimdi konu ile ilgili olarak Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in açıklamalarını dinleyelim: Allah Teala buyuruyor:</p>
<p>&#8220;İbrahim &#8216;Ey Rabbim, bana iyilerden (bir oğul) ihsan et&#8217; dedi. Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik. Oğlu yanında koşacak çağa gelince, &#8216;Ey oğlum, ben seni rüyamda boğazladığımı gôrüyorum, bir düşün, ne dersin ?&#8217; dedi. (İsmail) Babacığım, sana ne emrolunuyorsa yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.&#8217; dedi. Her ikisi de Allah&#8217;a teslim oldular (Allah&#8217;ın emrine boyun eğdiler). İbrahim, oğlunu şakağı üzerine yatırdı. Biz de ona şöyle seslendik: &#8216;Ey İbrahim, rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı.&#8217; Dedik ve ona (İsmail&#8217;e karşılık ) büyük bir kurbanlık fidye verdik. Kendisine sonradan gelenler için de iyi bir nam bıraktık. Selam olsun İbrahim&#8217;e. İşte biz iyilik yapanları böyle ödüllendiririz. Çünkü 0, bizim mümin kullarımızdandır.&#8221; (1)<br />
Görülüyor ki, Kur&#8217;an da Hz. İbrahim&#8217;in gördüğü rüyanın vahiy olduğunu teyit etmiştir. Çünkü Cenâb-ı Hak kendisine seslenirken: &#8220;Ey İbrahim, gördüğün rüyaya gerçekten sadakat gösterdin.&#8221; buyurmuştur.<br />
İbrahim a.s, Allah&#8217;ın emrine boyun eğerek oğlunu kurban etmek üzere şakağı üzerine yatırınca Cenab-ı Hak, İsmail&#8217;in yerine bir koyun kurban etmesini emretmiştir. Bu, Allah&#8217;ın insanlığa büyük bir lütfudur. Allah, insanları Hz. İbrahim&#8217;in aracılığı ile insanı kurban etmekten korumuş olmasaydı muhtemelen insanlar, insan kurban etme, gibi korkunç bir geleneğe sahip olabilirdi ve insanları bu korkunç gelenekten kimse de kurtaramazdı.</p>
<p>İbrahim a.s oğlu yerine Cenâb-ı Hakk&#8217;ın kendisine gönderdiği koçu kurban etmiştir. Böylece kurban Hz. İbrahim&#8217;den sünnet olarak bize intikal etmiştir.</p>
<p>Kurban, insanın Allah&#8217;a yaklaşmasına ve O&#8217;nun rızasını kazanmasına vesile olan bir ibadettir. &#8220;Kurban&#8221;kelimesinde bu mana vardır. İnsan kurban kesmekle İbrahim (a.s.) gibi Allah&#8217;a ve O&#8217;nun emirlerine bağlılığını, gerekirse O&#8217;nun rızasını kazanmak için her fedakârlığa katlanacağını göstermiş olur.</p>
<p>Allah&#8217;ın hoşnutluğunu kazanmak için yapılan her şeyde esas olan iyi niyettir. Kurbanda da böyledir, iyi niyet ve ihlas esastır. Bakınız, bu konuda Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de şöyle buyuruluyor:<br />
&#8220;Onların (kurbanların ) ne etleri ne de kanları Allah&#8217;a ulaşır. Fakat O&#8217;na sadece sizin takvanız ulaşır.&#8221; (2) Esasen Allah Teâla ancak takva sahiplerinin yapmış oldukları ibadetleri kabul eder. Maide suresindeki şu ayet-i kerimeler bu konuyu bir örnek vererek açıklıyor. Allah Tealâ buyuruyor.</p>
<p>&#8220;(Ey Muhammed) Onlara Adem&#8217;in iki oğlu ile ilgili haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti (Kurbanı kabul edilmeyen ötekine).<br />
-Seni öldüreceğim, demişti. Diğeri ise :<br />
- Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder, dedi ve devam etti : &#8220;Allah&#8217;a yemin ederim ki sen beni öldürmek için bana el uzatsan da ben seni öldürmek için sana el uzatacak değilim. Ben, alemlerin Rabbi olan Allah&#8217;tan korkarım.&#8221; dedi. (3)</p>
<p>Görülüyor ki, kurban kesenlerden biri iyi niyeti ve Allah&#8217;tan korkması sebebiyle sunduğu kurban kabul görmüş, diğeri ise kötü niyeti sebebiyle kurbanı kabul edilmemiştir.</p>
<p>Sevgili Peygamberimiz de bu konuda şöyle buyurmuştur :<br />
&#8220;Amellerin kıymeti ancak niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan ancak odur.&#8221;(4)</p>
<p>Kurban, İslâm&#8217;daki sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın bir başka örneğidir. Her gün dünyada sayısız hayvan kesilir ve bundan çoğunlukla varlıklı kimseler yararlanır. Halbuki kurban bayramında kesilen kurbanlardan daha çok yoksullar ve hayır kurumları istifade eder.</p>
<p>Kurban Bir İbadet midir Yoksa Gelenek midir?</p>
<p>Kurban bir gelenek değil, kitap ve sünnetle meşrûiyeti sabit olan bir ibadettir. Kurban da zekat gibi Hicretin ikinci yılında meşru kılınmıştır. Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de şöyle buyuruluyor:<br />
&#8220;Kurbanlık deve ve sığırlar, Allah&#8217;ın size olan nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. O halde onları ön ayaklarından biri bağlı olduğu halde keserken üzerlerine Allah&#8217;ın adını anın. Yanları yere yaslandığı vakit onların etlerinden yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin. Böylece onları sizin emrinize verdik ki, şükredesiniz.&#8221;(5)</p>
<p>Peygamberimiz de bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır:<br />
&#8220;Ademoğlu kurban bayramı günü, Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır. Şüphesiz ki o kesilen kurban kıyamet günü boynuzları ve kılları ile gelir. Hiç şüphe yok ki, kurbanın kanı yere düşmeden önce Allah katında kabul görür. Öyle ise gönüllerinizi kurban ile hoş edin.&#8221;(6)</p>
<p>Peygamberimiz kurbanı tavsiye ederlerken kendileri bizzat kurban keserek de örnek olmuşlardır. Müslim&#8217;in rivayetine göre Enes (r.a.) şöyle demiştir :<br />
&#8220;Allah&#8217;ın Resûlü, beyaz renkli iki koç kurban ederdi.&#8221; (7)</p>
<p>Kurbanın Hükmü</p>
<p>İslâm alim ve müçtehitleri kurbanın hükmü hakkında farklı içtihatlarda bulunmuşlardır.</p>
<p>İmam Azam Ebû Hanife&#8217;ye göre kurban vaciptir. Delili de:&#8221;Rabbin için namaz kıl ve kurban kes&#8221;(8) âyet-i kerimesinin delâletiyle peygamberimizin :<br />
&#8220;Kimin hali vakti yerinde olur da kurban kesmezse namazgahımıza yaklaşmasın.&#8221;(9) Hadisindeki vaid (korkutma) dır. Böyle bir korkutma ancak vacip olan bir ibadetin terki için yapılır. Yani İmam Azam demek istiyor ki, kurban vacip olmasaydı peygamberimiz onu terkedene böyle bir tehditte bulunmazdı.</p>
<p>Şâfiî, Mâliki ve Hanbelîler ile Hanefîlerden İmam Ebû Yusuf&#8217;a göre ise kurban vacip değil, sünnet-i müekkededir.(10)<br />
Kurbanın sünnet olduğunu söyleyenlerin dayandıkları delillerin bir kısmı aşağıdaki hadis-i şeriflerdir:<br />
Ümmü Seleme (r.a.)&#8217; den rivayete göre Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:<br />
&#8220;Bilinen on gün girdiği vakit elinde kurbanı olup kurban kesmek isteyen kimse (bedeninden) asla bir kıl almasın, tek bir tırnak kesmesin.&#8221;(11)<br />
Bu hadis-i şerifte Peygamberimiz kurbanı kişinin isteğine bırakmıştır. Bu ise onun vacip olmadığını gösterir.<br />
Bir başka hadis-i şerif ise meâlen şöyledir:<br />
&#8220;Üç şey vardır, bunlar bana farz, size nafiledir. Onlar da vitir, kurban ve kuşluk namazıdır.&#8221;(12)</p>
<p>Kurbanın hükmü (yani vacip mi sünnet mi olduğu) hakkındaki bu farklı görüş ve içtihatlar sebebiyle; bir kimsenin zekât, hac, sadaka-i fıtır, ve kurban borcu olduğu halde vefat edip bu borçlarının ödenmesi için malının üçte birini vasiyet etse (ki ancak malının üçte birini vasiyet etmeye mezundur) malının üçte biri yeterse borçlarının tamamı ödenir. Malının üçte biri borçlarını ödemeye yetmediği takdirde önce zekât borcu ödenir. Çünkü borçların içerisinden önemli olanı zekâttır. Bu borcu ödendikten sonra malı artarsa haccı yaptırılır. Bundan sonra sadaka-i fıtır borcu ödenir. Daha sonra da malı kalırsa kurban borcu ödenir.</p>
<p>Kurban Kimlere Borçtur?</p>
<p>Kurban, mukim olan ve sadaka-i fıtır nisabına malik olan her kadın ve erkek müslümana vaciptir.<br />
Bu tariften şu anlaşılıyor: Müslüman olmayan, seferde bulunan müslümana ve fakir olana kurban vacip değildir.</p>
<p>Hz. Ebû Bekir ile Hz. Ömer seferde bulunduklarında kurban kesmemişlerdir. Şayet seferde olan kimse kurban kesmek isterse, kurban kendisine vacip olduğu için değil, nafile olarak kesebilir, kesmediği takdirde sorumlu olmaz.</p>
<p>İmam Azam Ebû Hanife ile Ebû Yusuf&#8217;a göre kurbanın vacip olmasında akıl ve erginlik çağına gelmiş olma şart değildir. Yani zengin olan çocuğun ve delinin mallarından babaları veya vasileri kurban keserler. Bu kurbanlardan sadece kendileri yiyebilir, başkaları yiyemez.</p>
<p>İmam Muhammed ile İmam Züfer&#8217;e göre kurbanın vacip olması için akı1 ve erginlik çağına gelmiş olma şarttır. Bu itibarla zengin olan çocuklarla deli olanların mallarından kurban kesilmez. (13) Fetvâ da bu görüşe göredir, yani zengin de olsalar çocuklarla delilerin kurban kesmesi gerekmez. (14)</p>
<p>Zenginliğin Ölçüsü</p>
<p>Herhangi mali bir ibadetin borç olması için ön görülen zenginlik ölçüsü &#8216;Nisap&#8217; kelimesi ile ifade edilmektedir.<br />
Kurban nisabı, kişinin temel ihtiyaçları olan oturacak evi, evinin yeter derecede eşyası, binek için olan hayvanı, üç kat elbisesi, kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin bir yıllık nafakalarından ve borcundan fazla 80, 18 gr. altın veya bunun kıymeti para ve eşyaya malik olan kimse kurban kesecek kadar zengin demektir. Bu kimseye yılda bir defa kurban günlerinde kurban kesmek vacip olur.<br />
Bu ölçü aynı zamanda zekat için de geçerlidir. Ancak zekat nisabında malının artıcı olması ve üzerinden bir yıl geçmiş bulunması şarttır.<br />
Kurban nisabında bunlar aranmaz. Kurban kesme günlerinde zengin olan kimseye kurban kesmek vacip olur.</p>
<p>Hangi Hayvanlar Kurban Edilir?</p>
<p>Kurban edilecek hayvanlar; koyun, keçi, deve, sığır ve mandadır.</p>
<p>Bu hayvanlardan devenin 5, sığır ile mandanın 2 ve koyun ile keçinin 1 yaşını doldurmuş olmaları gerekir. Ancak koyunlar altı ayı tamamladıkları halde bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olurlarsa bunlar da kurban edilebilir.</p>
<p>Bir koyun veya keçiyi ancak bir kişi kurban edebilir. Fakat sığır, manda ve deve yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban edilebilir. Ortakların tek veya çift olmalarında bir sakınca yoktur.</p>
<p>Ortakların hepsi ibadet niyetiyle katılmak durumundadır. Meselâ ortaklardan biri vacip olan kurbanı, diğeri adak kurbanı, bir diğeri de nafile kurbanı niyet edebilir. Çünkü hepsinin niyeti ibadettir. Fakat ortaklardan biri her hangi bir ibadet değil de et kasdiyle katılmış olsa bu sahih olmaz, diğerleri de niyet etmiş oldukları kurbanı kesmiş, sayılmazlar.</p>
<p>Hangi Ayıplar Hayvanın Kurban Olmasına Mani Olur?</p>
<p>Bilindiği üzere kurban bir ibadettir. Bunun için kurbanlık hayvanların kusursuz olmaları esastır. Her kusur olmasa da bazı kusurlar kurbana manidir. Bu kusurlar kısaca şunlardır:<br />
-İki veya bir gözü kör olan,<br />
-Aşırı derecede zayıf olan,<br />
-Kesim yerine yürüyerek gidemeyecek derecede aksak olan,<br />
-Kulağının, kuyruğunun veya tenasül organının üçte birinden fazlası gitmiş olan,<br />
-Dişlerinin yarıdan fazlası düşmüş olan,<br />
-Doğuştan kulağı ve tenasül organı olmayan,<br />
-Koyun ve keçide bir, sığırda iki memesi kurumuş olan,<br />
-Burnu kesilmiş olan,<br />
-Dilinin çoğu kesilmiş olan,<br />
-Ölüm derecesinde hasta olan.<br />
Böyle kusuru olan hayvanları kurban etmek câiz değildir. Bunun için kurbanlık satın alınırken kusurlu olup olmadığına dikkat etmek gerekir.<br />
Kurban, bayram namazı kılınan yerlerde namazdan sonra olmak üzere bayramın ilk üç günüdür. (Şafiîlerde dördüncü günü de olabilir.)<br />
Arefe günü veya bayramın ilk üç gününden sonra kurban kesmek, kurban olmaz. Peygamberimiz buyuruyor :<br />
&#8220;Bu günümüzde yapacağımız ilk şey bayram namazı kılmaktır. Sonra evlerinize dönüp kurban kesmek olacaktır. Her kim böyle yaparsa sünnetimize uygun iş yapmış olur. Kim önce kurban keserse o da ancak ailesine bir et sunmuş olur, bu kestiği kurban olmaz.&#8221;(15)</p>
<p>Kurbanın Bedelini Yoksullara Vermekle Kurban Kesilmiş Olur mu?</p>
<p>Bazı kimseler hemen her yı1 kurban bayramında bu soruyu sorarlar: Hayvanı kesmeden canlı olarak veya bedelini yoksullara vermekle kurban kesilmiş olur mu? Kurbanın rüknü, kurban edilmesi câiz olan hayvanlardan birini kesmek olduğundan, hayvanı kesmeden canlı olarak veya bedelini yoksula vermekle kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz, bu ancak sadaka olur.<br />
Yalnız kurban kendisine vacip olan kimse satın aldığı kurbanı her hangi bir sebeble kurban günlerinde kesmez veya hiç kurban satın almaz ise kurban günleri geçtikten sonra, bu kimse kurbanlık hayvanının kıymetini fakirlere sadaka olarak verir. Satın alıp kesmediği kurbanını ise canlı olarak fakire verir. Kurban günleri geçtikten sonra daha önce satın alınmış kurbanlık artık kesilmez.</p>
<p>Kurbanı kesebiliyorsa kendisi keser. Çünkü bu bir ibadettir. Onu, kişinin kendisinin yapması, başkasına vekâlet vermesinden daha faziletli ve sevaptır. Peygamberimiz vedâ haccında yüz deve kurban etmiş, bunların altmış üç tanesini bizzat kendileri kesmiş, kalanlarını da Hz. Ali&#8217;ye vekâlet vererek kestirmiştir.(16) Şayet kendisi kesemiyorsa o takdirde ehil olan birisine vekâlet vermek suretiyle kestirir ve kendisi de orada hazır bulunur. Peygamberimiz kızı Hz. Fâtıma&#8217;ya :<br />
&#8220;Kurbanın kesilirken orada hazır bulun. Zira işlemiş olduğun her günah, kurbanın kanından ilk damlası yere düştüğünde, bağışlanır&#8221; (17) buyurmuştur.</p>
<p>Az önce de söylediğimiz gibi, kesebiliyorsa kendisi, kesemiyorsa ehil olan birisine kestirmelidir. Hayvan kesmede ehil olmayan yani bunu beceremeyen kimseler, hayvana eziyet ederler ki, bu haramdır, günahtır. Bir ibadet yapılırken günah işlenmez.<br />
Hemen her yıl kurban bayramı günlerinde televizyon ekranlarına yansıyan görüntüler, seyredenlere büyük rahatsızlık vermektedir. Bu görüntülerin ortadan kalkması, kurbanların ehil olan kimseler tarafından kesilmesine bağlıdır. Ehil kimse bulamayanlar kurbanlarını mezbahalarda kestirmelidirler.</p>
<p>Yurtdışında bulunanlardan kurbanlarını memleketlerinde kestirmek isteyenler, bir tanıdıklarına vekâlet vermek suretiyle kurbanlarını kestirebilirler. Böyle yaptıkları takdirde hem kurbanları kesilmiş, hem de daha iyi değerlendirilmiş olur.</p>
<p>Kurban Nasıl Kesilir?</p>
<p>Hayvan incitilmeden kesilecek yere götürülür. Devenin dışındakiler kıbleye karşı sol tarafları üzerine yavaşça yatırılır. Kolaylık olması için üç ayağı da bağlanır. Sonra kesecek olan:<br />
&#8220;Allahü ekber, Allahü ekber, lâ İlâhe illallahü vellahü ekber, Allahü ekber ve Lillahilhamd. Bismillâhi Allahü ekber&#8221; der, ara vermeden büyük ve keskin bir bıçakla keser.<br />
Sadece &#8220;Bismillâhi Allahü ekber&#8221; diye kesse de olur.<br />
Usulüne göre bir kesim yapmış olmak için, hayvanın yemek ve nefes boruları ile iki şah damarının kesilmesi gerekir.<br />
Kurban kesildikten sonra sahibi, Allah rızası için iki rekat namaz kılar, sonra da dua ederek Cenâb-ı Hak&#8217;tan dileklerde bulunur.</p>
<p>Kurban Etinin Taksimi</p>
<p>Deve ve sığır gibi hayvanlar ortaklaşa kurban edildiğinde etleri ortaklar arasında tahmini olarak değil, tartılarak taksim edilir. Ancak bir ailenin fertleri için kurban edilen hayvanın etini taksim etmek gerekmez. Bunun gibi ortaklaşa kurban kesenler kurban etini tamamen yoksullara veya bir hayır kurumuna verecek olurlarsa yine kurban etini taksim etmeleri gerekmez.<br />
Kurban etinin hepsini yoksullara sadaka olarak dağıtmak veya kendisi ve çoluk çocuğu için alıkoymak caiz ise de, en uygun olanı, kurban etini üçe taksim edip, birini kurban kesmeyen yoksullara sadaka olarak dağıtmak, bir bölümünü de akraba, tanıdık ve komşulara ikram etmek, birini de kendi çoluk çocuğu ile yemektir.</p>
<p>Kurban etinden müslüman olmayan komşulara da vermek caizdir.</p>
<p>Şayet kurban kesen kimsenin çoluk çocuğu kalabalık ve hali vakti de çok iyi değilse bu takdirde kurban etini sadaka ve hediye olarak dağıtmayıp, tamamını çoluk çocuğu için alıkoyması daha uygun olur. Çünkü kan akıtmakla kurban vecibesi yerine getirilmiştir.</p>
<p>Bayram</p>
<p>Peygamberimizin Mekke&#8217;den Medine&#8217;ye hicretlerinin ikinci yılında meşru kılınmıştır.</p>
<p>Peygamberimiz Medine&#8217;ye hicret buyurduklarında Medinelilerin eğlendikleri iki günleri vardı. Peygamberimiz: &#8220;Bu günler ne oluyor?&#8221; diye sorduğunda, onlar &#8220;Biz cahiliyette bu günlerde oynayıp eğlenirdik.&#8221; dediler. Bunun üzerine peygamberimiz : &#8220;Bunların yerine Allah Teâla size daha hayırlı iki gün verdi: Ramazan bayramı, kurban bayramı&#8221; (18) buyurdu. Ramazan bayramı namazı gibi kurban bayramı namazı da vaciptir ve Cuma namazının şartlarına tabidir. Yani Cuma namazını kılmakla yükümlü olanlar, bayram namazını kılmakla da yükümlüdürler. Ancak Cuma namazı farz, bayram namazı ise vaciptir.</p>
<p>Bayram namazı</p>
<p>Güneş doğduktan ve kerahet vakti çıktıktan sonra, öğleye kadar kılınır. Herhangi bir sebeple ilk günü kılınamazsa ertesi günü kılınır. Bayram namazı Cuma namazı gibi ancak cemaatle kılınır. İki rekattır. Şöyle niyet edilir:<br />
&#8220;Niyet ettim Allah rızası için kurban bayram namazını kılmaya, uydum imama.&#8221; Bundan sonra tekbir alınır. Birinci rekatta &#8220;Süphaneke&#8221; okunur. Sonra imam açıktan, cemaat tarafından da gizlice üç defa &#8220;Allahü ekber&#8221; diye tekbir alınır. İlk iki tekbirde eller yukarı kaldırılır, sonra yanlara salıverilir. Üçüncü tekbirin peşinden eller yanlara salıverilmeyip bağlanır. İmam Fatiha ve sure okur; cemaat dinler. Sonra diğer namazlarda olduğu gibi rukû ve secde yapılır. İkinci rekata kalkıldığında imam önce Fatiha ve sûre okur. Sonra birinci rekatta olduğu gibi üç defa tekbir alınır. Her üç tekbirde de eller yukarı kaldırılıp yanlara salıverilir. Dördüncü tekbir ile rukûa gidilir ve secdeler yapılarak oturulur, tehiyyât ve salli barik okunur, sonra selâm verilir.</p>
<p>Bayram Gecesi ve Günlerinde Yapılması Müstehap Olan Şeyler</p>
<p>a) Bayram gecelerini dua ve ibadetle ihya etmek, kaza namazı kılmak, Kur&#8217;an okumak ve Allah Teâlâ&#8217;dan af ve mağfiret dilemek. Çünkü duaların makbul olduğu gecelerden birisi de bayram geceleridir. Nitekim Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:<br />
&#8220;Ramazan ve kurban bayramı gecelerini, sevabını umarak ibadetle geçiren kimsenin kalbi, kalplerin öldüğü gün ölmez.&#8221;(l9)<br />
b) Bayram sabahı erken kalkarak yıkanıp temizlendikten sonra namaza gitmek.<br />
c) Güzel koku sürünmek.<br />
d) Temiz ve yeni elbise giyinmek.<br />
e) Gücü yetiyorsa namaza yürüyerek gitmek.<br />
f) Güler yüzlü ve sevinçli görünmek.<br />
g) Yoksullara çokça sadaka vermek.<br />
h) Bayram namazına giderken yolda tekbir getirmek.<br />
i) Kurban kesecekse kurban etinden yiyinceye kadar oruç tutuyormuş gibi bir şey yiyip içmemek.<br />
j) Kurban etinden iftar etmek. Çünkü peygamberimiz böyle yaparlardı.<br />
k) Çoluk çocuğuna bolluk göstermek.<br />
Bütün bunlar bayramda yapılması müstehap olan işlerdir.</p>
<p>Bayram günleri sevinç günleridir. Bu günlerde sevinçli ve güler yüzlü görünmek tavsiye edilmiştir.</p>
<p>Bu itibarla bayramın toplum hayatımızda üstün yeri ve değeri vardır. Bayram günleri toplum şuuru bütünleşir. Toplum fertleri birbirleriyle sevinip kaynaşır. Hayatın bitmek tükenmek bilmeyen sıkıntıları içinde bunalan, bitkin ve yorgun hale gelen insanları bayramlar dinçleştirir ve çalışma azimlerini artırır.</p>
<p>Bu günlerde akraba ve komşularımızla olan ilişkilerimiz kuvvetlenir, birlik ve kardeşliğimiz güçlenir. Bayram sabahı camilerimizi dolduran kalabalıkların hep birlikte ve içtenlikle yüce Allah&#8217;a yönelmeleri, O&#8217;ndan af ve bağış dilemeleri ayrı bir önem taşır. Çünkü böyle bir amaçla bir araya gelen, aynı iman ve heyecanı taşıyan toplulukları yüce Allah&#8217;ın rahmeti kuşatır ve onları affeder.</p>
<p>Bu günlerde annemizin-babamızın ellerini öpüp hayır dualarını almalıyız. Dinimizde Allah&#8217;a ibadetten sonra anne ve babaya saygı ve iyilik emredilmiş, onlara karşı &#8220;öf&#8221; demek dahi yasaklanmıştır. Akraba ve komşularla tebrikleşerek, karşılıklı sevgi ve saygı duyguları aktarılmalı, karşılaştığımız herkesle selâmlaşarak tebrikleşmeliyiz. Tanıdıklarımızı ziyaret ederek hatırlarını sormalı ve gönüllerini almalıyız. Hastahanelerde ve evlerde yatan hastaları görmeli, şifa dileklerimizi sunmalıyız. Yetimlerle ve kimsesiz çocuklarla ilgilenip onları okşamalı ve onlara anne ve baba gibi davranmalıyız. Çevremizdeki yoksullara ve bakıma muhtaç çocuklara yardım ellerimizi uzatmalı, onların da bayram sevinci yaşamalarını sağlamalıyız.</p>
<p>Bizden hayır dua bekleyen ölülerimizin mezarlarına giderek onlara dua etmeli, ruhları için hayır ve hasenatta bulunmalıyız. Tanıdıklarımızdan dargın olanları barıştırmaya çalışmalı ve aralarını bulmalıyız. Her zaman olduğu gibi bayram günlerinde de İslâm&#8217;ın emrettiği şekilde çevremizdeki insanlara iyi davranmalı, incitici ve zarar verici davranışlardan sakınmalıyız. Bütün bunlar, toplumu oluşturan fertleri birbirleriyle kaynaştırarak milli birliğin sağlanmasında ve toplumu rahatsız eden ayrılık ve düşmanlıkların yok olmasında etkili olur. Bu duygularla hepinizin kurban bayramını tebrik ediyor, daha nice bayramlara sağlıkla, huzurla erişmemizi Cenâb-ı Hak&#8217;tan diliyorum. Mübarek bayramın ülkemize, İslâm alemine ve bütün insanlığa iyilik ve hayırlar getirmesini diliyorum. Cenâb-ı Hak yaptığımız ibadetleri ve keseceğimiz kurbanları rızasına muvafık eylesin ve bizi kendisine ibadetten ayırmasın. Amin.</p>
<p><strong><span style="color: #008000; font-family: Verdana;">1- Saffât, 100-111.<br />
2- Hacc, 37.<br />
3- Maide, 27-28.<br />
4- Buharî, Bedülvahiy, 1.<br />
5- Hacc, 36.<br />
6- Tirmizî, Adâhî, 1; İbn Mâce, Adâhî, 3.<br />
7- Müslim, Adâhî 3, İbn Mâce, Adâhî, 2.<br />
8- Kevser, 2.<br />
9- İbn Mâce, Adâhî, 2.<br />
10- Mebsût, c. 12, s. 8, Neylülevtar, c. 5, s. 126.<br />
11-Müslim, Adâhî, 7.<br />
12- Ahmed b. Hanbel.<br />
13- Bedayiu&#8217;s-sanayi, Beyrut, 1974, c. 5, s. 64.<br />
14- Reddülmuhtar, c. 5, s. 309.<br />
15- Buhari, Adâhî, 1.<br />
16- Müslim, Hac, 19.<br />
17- Et-Tergib ve&#8217;t-Terhîb, Beyrut, 1968, c. 2, s. 154.<br />
18- Ebû Davût, Salat, 245.<br />
19- Mecmeu&#8217;zevâid, Beyrut, 1967, c. 2, s. 198.</span></strong></p>
<p>Biriz.biz Kurban ve kurban bayramı bölümünden eklenmiştir.<span style="color: #008000; font-family: Verdana;">..</span></p>
<p><strong><span style="color: #008000; font-family: Verdana; font-size: x-small;">Kaynak:</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #008000; font-family: Verdana; font-size: x-small;"><br />
1) Diyanet Aylık Dergisi 2000 Mart&#8217;dan yararlanılmıştır.</span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.altinemek.com/kurban-bayraminin-anlami-ve-onemi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>29 Ekim Cumhuriyet Bayramı</title>
		<link>http://www.altinemek.com/29-ekim-cumhuriyet-bayrami</link>
		<comments>http://www.altinemek.com/29-ekim-cumhuriyet-bayrami#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Oct 2011 01:43:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Atatürk Köşesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.altinemek.com/?p=178</guid>
		<description><![CDATA[29 Ekim 1923&#8242;te Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün &#8220;Hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir&#8221; esasına dayanarak ilan ettiği Cumhuriyetimizin 88. yılındayız. Türk Ulusu&#8217;nun Cumhuriyet Bayramı&#8217;nı kutluyoruz. Türkiye Cumhuriyeti tarihi, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun temelleri üzerine Atatürk ve silah arkadaşlarıtarafından inşa edilmiş bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin Kurtuluş Savaşı ile başlar. Bu yeni rejim I. Dünya Savaşı sonrasında yenik düşen ve toprakları paylaşılan &#8230; </p><p><a class="more-link block-button" href="http://www.altinemek.com/29-ekim-cumhuriyet-bayrami">Devamını oku &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>29 Ekim 1923&#8242;te Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün &#8220;Hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir&#8221; esasına dayanarak ilan ettiği Cumhuriyetimizin 88. yılındayız. Türk Ulusu&#8217;nun Cumhuriyet Bayramı&#8217;nı kutluyoruz.</p>
<p><span id="more-178"></span></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti tarihi, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun temelleri üzerine Atatürk ve silah arkadaşlarıtarafından inşa edilmiş bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin Kurtuluş Savaşı ile başlar.</p>
<p>Bu yeni rejim I. Dünya Savaşı sonrasında yenik düşen ve toprakları paylaşılan Osmanlı Devleti&#8217;nin son ordusu ve milis kuvvetlerinden oluşan Kuvayi Milliye denilen bir halk direnişinin Atatürk tarafından organize edilerek işgalci devletlere karşı konularak kurulmuştur.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin temel nitelikleri, Lozan Antlaşması&#8217;nda da yer almıştır. Buna göre, ülkesi ve ulusuyla bölünmez bir bütün oluşturan Türkiye&#8217;de yaşayan ve Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşit ve aynı haklara sahip Türk ulusunu oluşturmaktadır.</p>
<p>Saltanatın kaldırılmasının ve Lozan Antlaşması&#8217;nın ardından TBMM&#8217;de en çok tartışılan konulardan biri olan yeni devletin niteliği sorunu Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın 28 Ekim gecesi İsmet İnönü&#8217;yle, devletin niteliğinin Cumhuriyet olduğunu saptayan bir yasa tasarısı hazırlaması ile son buldu.</p>
<p>29 Ekim 1923 günü;</p>
<p>&#8220;Hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayanır. Türkiye Devletinin hükümet şekli Cumhuriyettir&#8221; esasına dayalı olarak Cumhuriyet ilan edildi ve yeni Türk Devleti&#8217;nin adı artık Türkiye Cumhuriyeti&#8217;dir.</p>
<p>Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir (1924).</p>
<p>Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir (1933).</p>
<p>Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet faziletti (1925).</p>
<p>Birinci Dünya Savaşını takiben yıllar süren bağımsızlık savaşından sonra, Osmanlı İmparatorluğu enkazı üzerine, yine Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün önderliğinde, 88 yıl önce 29 Ekim 1923&#8242;te Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Cumhuriyetin ilanını Türk ulusunu geçmişin karanlıklarından 20. yüzyıla taşıyacak bir seri devrimler takip etti. Cumhuriyet ilanı ve Türk Devrimi, yalnız Türk ulusu için değil, yalnız geri bırakılmış uluslar için de değil, bütünüyle uygar insanlık için dikkatle üzerinde durulmaya değer bir devrimdir. Türk Devrimi, tarihimizin en karanlık anında bize, Türk ulusuna, yepyeni bir yaşam ve umut getirdi; bize güç sağladı ve kendimize güven duygusunu verdi; bizi, Türk ulusunu, yalnız bağımsızlık yoluna değil, çok daha değerli, çok daha ender ve bağımsızlığın da gerçek güvencesi olan özgürlük yoluna sağlam bir biçimde soktu.</p>
<p>Mustafa Kemal ATATÜRK olanları şöyle özetliyordu:</p>
<p>&#8220;Uçurumun kıyısında, yıkık bir ülke&#8230; Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar&#8230;. Yıllarca süren savaş&#8230; Ondan sonra, içerde ve dışarda saygı ile tanınan yeni yurt, yeni toplum, yeni devlet ve bunları başarmak için aralıksız devrimler&#8230; İşte Türk genel devriminin bir kısa anlatımı&#8221;<br />
&#8220;Bugüne değin kazandığımız başarı, bize ancak ilerleme ve uygarlığa doğru bir yol açmıştır. Yoksa ilerleme ve uygarlığa daha ulaşılmış değildir. Bize ve gelecek kuşaklara duşen ödev, bu yol üzerinde duraksamaksızın ilerlemektir.&#8221;<br />
&#8220;Devrimin hedefini kavramış olanlar, onu korumayı her zaman başaracaklardır.&#8221;</p>
<p>Atatürk&#8217;ü sevmek, O&#8217;nu tanımak ve anlamakla olur. Anlamak için de O&#8217;nun düşüncelerini, hayat görüşünü, kişiliğinin belirgin özelliklerini, ilkelerini ve devrimlerini bilmek gerekir. Aynı şekilde, Cumhuriyetin değerini anlamak için, onun ne şartlarda, nelere rağmen ve ne pahasına getirildiğini bilmek gerekir. Öyle ki, Cumhuriyet tarihini öğrendikten ve devrimlerin öncesini, amaçlarını ve getirdiklerini değerlendirdikten sonra, Türkiye&#8217;nin parçalanmasi için sahnelenen oyunlara, Türkiye&#8217;nin çıkarlarına karşı girişilen planlara karşı hiç bir Türk&#8217;ün seyirci ve duyarsız olacağı düşünülemez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.altinemek.com/29-ekim-cumhuriyet-bayrami/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ardahan İlçelerine Bağlı Köyler ( Yeni Ve Eski İsimleriyle )</title>
		<link>http://www.altinemek.com/ardahan-ilcelerine-bagli-koyler-yeni-ve-eski-isimleriyle</link>
		<comments>http://www.altinemek.com/ardahan-ilcelerine-bagli-koyler-yeni-ve-eski-isimleriyle#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Sep 2011 14:47:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ardahan Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.altinemek.com/?p=169</guid>
		<description><![CDATA[MERKEZ Halilefendi Mah. Kaptanpaşa Mah. Karagöl Mah. Yeni Mahalle Açıkyazı (Alabala) Ağzıpek (Cincirop) Akyaka (Kodushara) Alagöz Altaş (Ur) Ardıçdere (Y.Torashev) Aşağı Kurtoğlu B.Sütlüce (B.Harziyan) Bağdeşan (Kinzodamal) Balıkçılar (Duduna) Bayramoğlu Beşiktaş (Mucuç) Binbaşar (Murkan) Çağlayık (Erdemel) Çalabaş Çamlıçatak (Gölebert) Çataldere (Kunzut) Çatalköprü (Şadıvan) Çetinsu (Beberek) Çeyilli (Revas) Çimenkaya (A.Torashev) Çobanlı (Gellik) Dağcı (Tikoş) Dağevi (Dıbat) Dedegül &#8230; </p><p><a class="more-link block-button" href="http://www.altinemek.com/ardahan-ilcelerine-bagli-koyler-yeni-ve-eski-isimleriyle">Devamını oku &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;">MERKEZ</span><br />
Halilefendi Mah.<br />
Kaptanpaşa Mah.<br />
Karagöl Mah.<br />
Yeni Mahalle Açıkyazı (Alabala)<br />
<span id="more-169"></span><br />
Ağzıpek (Cincirop)<br />
Akyaka (Kodushara)<br />
Alagöz<br />
Altaş (Ur)<br />
Ardıçdere (Y.Torashev)<br />
Aşağı Kurtoğlu<br />
B.Sütlüce (B.Harziyan)<br />
Bağdeşan (Kinzodamal)<br />
Balıkçılar (Duduna)<br />
Bayramoğlu<br />
Beşiktaş (Mucuç)<br />
Binbaşar (Murkan)<br />
Çağlayık (Erdemel)<br />
Çalabaş<br />
Çamlıçatak (Gölebert)<br />
Çataldere (Kunzut)<br />
Çatalköprü (Şadıvan)<br />
Çetinsu (Beberek)<br />
Çeyilli (Revas)<br />
Çimenkaya (A.Torashev)<br />
Çobanlı (Gellik)<br />
Dağcı (Tikoş)<br />
Dağevi (Dıbat)<br />
Dedegül<br />
Değirmenli (Değirmenköy)<br />
Derindere (Heva)<br />
Edegül<br />
Gölgeli<br />
Gürçayır (Sapkara)<br />
Güzçimeni (Kirman)<br />
Hacıali<br />
Hoçvan Hasköy<br />
Kartalpınar (Fahğrel)<br />
Kazlıköy (Pişhasğom)<br />
Kıraç (Danızğom)<br />
Kocaköy<br />
Köprücük (Hiviskar)<br />
Kuşuçmaz<br />
Küçüksütlüce (K.Harziyan)<br />
Lehimli<br />
Nebioğlu<br />
Ortageçit (Sazara)<br />
Otbiçen (Kımıli)<br />
Ovapınar (Bağdat)<br />
Ölçek<br />
Ömerağa<br />
Samanbeyli<br />
Sarıyamaç (Sırazgom)<br />
SugözeSulakyurt /Sarzep)<br />
Taşlıdere (Bangis)<br />
Tazeköy (Döşeli)<br />
Tepeler (Konk)<br />
Tepesuyu (Gürcübey)<br />
Tunçoluk (Panik)<br />
Uzunova (Maniyok)<br />
Yalnızçam (Sindisgom)<br />
Yaşlacık<br />
Y.Ç.Hasköy<br />
Yokuşdibi (Lori)<br />
Y. Kurtoğlu</p>
<p>GÖLE</p>
<p>Fevzi Çakmak Mah.<br />
K. Karabekir Mah.<br />
Kubilaybey Mah.<br />
Salimbey Mah.<br />
Ağılyolu (Arpaşen)<br />
B. Altunbulak (Haraba)<br />
Balçeşme (Lelevarginis)<br />
Bellitepe (Urut)<br />
Budaklı (Cicor)<br />
Çakıldere (Orakilise)<br />
Çakırüzüm (Mızarat)<br />
Çalıdere (Mıhgerek)<br />
Çardaklı<br />
Çayırbaşı (Hokam)<br />
Çobanköy<br />
Çullu<br />
Damlasu (Sasader)<br />
Dedekılıç (Keşer)<br />
Dedeşen (Gümüşparmak)<br />
Dengeli (Abur)<br />
Dereyolu (Salut)<br />
Gölekçayır (Pilimur)<br />
Durançam (Hımısker)<br />
Durucasu (Gırdımal)<br />
E. Demirkapı<br />
Esenboğaz (Kelpikor)<br />
Filizli (Sivin)<br />
Gedik (Lağustan)<br />
Gülistan<br />
Günorta (Kızılkilise)<br />
Hoştülbent<br />
K. Altunbulak<br />
Kalecik<br />
Karatavuk<br />
Karlıyazı (Kirziyan)<br />
Kayaaltı (Poladik)<br />
Kuytuca (Şeki)<br />
Koyunlu (Gundik)<br />
Köprülü (Korevenk)<br />
Kuzupınar (Konk)<br />
K. Boğatepe<br />
Meşedibi (Morufka)<br />
Mollahasan<br />
Okçu<br />
Samandöken (Sinot)<br />
Senemoğlu<br />
Serinçayır (Çölpenek)<br />
Sürügüden (Hive)<br />
Tahtakıran<br />
Tellioğlu<br />
Toptaş<br />
Uğurtaşı (Dörtkilise)<br />
Y. Demirkapı<br />
Yağmuroğlu<br />
Yanatlı (Varginis)<br />
Yavuzlar (Üçkilise)<br />
Yeleçli (Samzelek)<br />
Yeniköy<br />
Yiğitkonağı (Türkeşen)</p>
<p>HANAK</p>
<p>Atalar Mah<br />
Selamverdi Mah.<br />
Alaçam (Aşağı Dikan)<br />
Altınemek (Konduravul)<br />
Arıkonak (Konk)<br />
Aydere (Aşağıki Surma)<br />
Avcılar (Kışla Hanak)<br />
Baştoklu (Yukarı Dikan)<br />
Binbaşak (Gügübe)<br />
Börk<br />
Çatköy<br />
Çavdarlı (Verannakalaköy)<br />
Çayağzı (Orağaz)<br />
Çiçeklidağ (Fayatlı)<br />
Çimliçayır<br />
Dilekdere (Hoşuret)<br />
Güneşgören (Kerkeden)<br />
İncedere (Piklop)<br />
Karakale<br />
Koyunpınarı (Saskara)<br />
Oğuzyolu (Örüşet)<br />
Ortakent (Büyük Nakala)<br />
Sazlıçayır (Ağaşen)<br />
Serinkuyu (Daniden)<br />
Sevimli (Vel)<br />
Sulakçayır<br />
Y. Aydere (Yukarıki Surma)<br />
Yamaçyolu (Vardosan)<br />
Yamçılı (Macivet)<br />
Yünbüken (Cırget)</p>
<p>DAMAL</p>
<p>Aşağıgündeş<br />
Burmadere (Sors)<br />
Çaybaşı Mah.<br />
Dereköy<br />
Eskikılıç (Çifteşen)<br />
İkizdere (Nunus)<br />
Kalenderdere<br />
Konuksever Mah.<br />
Obrucak (Çükora)<br />
Otağlı (Arzede)<br />
Serhat Mah.<br />
Seyitören<br />
Tepeköy<br />
Üçdere (Samütka)<br />
Yukarıgündeş</p>
<p>ÇILDIR</p>
<p>Çankaya Mah.<br />
Çay Mah.<br />
Dedekorkut Mah.<br />
Ufuktepe Mah.<br />
Yeni Mah.<br />
Ağıllı (Hamaş)<br />
Akçakale<br />
Akçil (Cölit)<br />
Akdarı (Çamora)<br />
Akkiraz (Kertene)<br />
Aşağıcanbaz<br />
Aşıkşenlik (Suhara)<br />
Baltalı (Tatalet)<br />
Başköy<br />
Damlıca<br />
Dirsekkaya (Zerebük)<br />
Doğankaya (Helevan)<br />
E.Beyrahatun<br />
Eşmepınar (Prut)<br />
Gölebakan (Meredis)<br />
Gülbelen (Urta)<br />
Güvenocak (Zinzal)<br />
Karakale<br />
Kaşlıkaya (Vartmana)<br />
Kayabeyi (Yerli Çayıs)<br />
Kenarbel<br />
Kenardere (Anpur)<br />
Kotanlı (Sikerip)<br />
Kurtkale<br />
Kuzukaya (Sabadur)<br />
Meryemköy Öncül(Garostav)<br />
Övündü (Vaşlop)<br />
Sabaholdu (Godas)<br />
Saymalı (Köyhas)<br />
Sazlısu (Goravel)<br />
Semiha Şakir (Terekemeçayı)<br />
Taşdeğirmen (Çamdura)<br />
Y. Behrahatun<br />
Yıldırımtepe (Rabat)<br />
Yukarıcambaz</p>
<p>POSOF</p>
<p>Merkez Mah.<br />
Akbal (Obol)<br />
Alabalık (Sayho)<br />
Alköy<br />
Arılı (Zedezümde)<br />
Armutveren (Papola)<br />
Asmakonak (Sanhulye)<br />
Aşık Üzeyir (Boşdere-Hevat)<br />
Aşık Zülali (Suskap)<br />
B. Eminbey (Cilvala)<br />
Balgöze (Çıldıret)<br />
Baykent (Vahla)<br />
Çakırkoç (Mere)<br />
Çambeli (Sağre)<br />
Çamyazı (Ohtel)<br />
Çayırçimen (Lamiyon)<br />
Demirdöven (Varzna)<br />
Derindere<br />
Doğrular (Aşağıcacun)<br />
Erim<br />
Gönülaçan (Şuvaskal)<br />
Gümüşkavak (Zendar)<br />
Günbatan (Banarhev)<br />
Günlüce (Caborya)<br />
Gürarmut (Koliskal)<br />
İncedere (Cuvantel)<br />
Kaleönü (Agara)<br />
Kalkankaya (Petoban)<br />
Kayınlı (Şulgavur)<br />
Kırköy (Kırdamala)<br />
Kolköy<br />
Kopuzlu (Çorçovan)<br />
Kumlukoz (Göme)<br />
Kurşunçavuş (Sece)<br />
Özbaşı (Gıniye)<br />
Sarıçiçek (Hertüz)<br />
Sarıdarı (Tepezümde)<br />
Savaşır (Cancak)<br />
Söğütlükaya (Hümemis)<br />
Süngülü (Arile)<br />
Sütoluk (Satkabel)<br />
Taşkıran (Gurgusuban)<br />
Türkgözü (Badele)<br />
Uğurça (Yukarıcacun)<br />
Uluçam (Varhana)<br />
Yaylaaltı (Satlel)<br />
Yeniköy<br />
Yolağzı (Sinsetip)<br />
Yurtbaşı (Sakabol)<br />
Yurtbekler (Çaksuyu)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.altinemek.com/ardahan-ilcelerine-bagli-koyler-yeni-ve-eski-isimleriyle/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

